Yazar adı: Editör Odyolog

SGK’ın Yaklaşımı Vatandaşın Mutluluğunu Etkiliyor e1692711783112
Blog

SGK’ın Yaklaşımı Vatandaşın Mutluluğunu Etkiliyor

İnsan kaynağının akademik seviyesinin yükseliyor ve vatandaşa  sıcak ilgiyle(geçmiş yıllara göre) yaklaşılıyor. Yukarıda yazılanlar bir toplam kalite için önemli olsa da yeterli değil. Bir konu hakkında en doğru sonuca ulaşmak için doğru kararın alınması gerekir. İşte bu devrede sivil toplum kuruluşlarının varlığı ve iletişimi büyük önem arz ediyor. Kamuda görevlerini en iyi şekilde yapmaya çalışan yöneticilerin bir karar almadan önce ilgili konu hakkında sivil toplum kuruluşlarıyla enine boyuna görüşmeli ve tavsiyelerini ciddiyetle dikkatte almalıdır. SGK, Sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkisini daha da geliştirmeli! SGK’nın geçmişten kalan şüpheci yaklaşımı  maalesef hem firmalar açısından hem de vatandaş açısından kayıplara sebep olabiliyor. Özellikle son 8 yılda SGK’da çok olumlu değişimler gözlemliyoruz ancak yeterli değil. 18 yaş üstü için ,STK’ların ısrarla vurguladığı ve hala düzeltilmeyen iki kulağa verilmesi gereken işitme cihazı problemi devam ediyor, yani vatandaş diğer kulağına işitme cihazı almak için 6 ay beklemek zorunda bırakılıyor. 18 yaş altı için 3.basamak hastanesinden rapor alma zorunluluğu devam ediyor. Yani anadolunun pek çok şehir ve ilçelerinde yaşayan vatandaşlarımız çocuklarına alacağı işitme cihazı ödemesini alabilmek için  farklı şehirlere giderek çocukları için rapor alıyor. Bu uygulama belki ilk kez işitme cihazı alacak çocuklar için makul kabul edilebilir ancak İşitme kaybı tanısı konulan ve daha önce işitme cihazı kullanmış çocukların ve ailelerinin sürekli şekilde bu uygulamaya zorunlu bırakılmaları ciddi mağduriyet oluşturmaktadır. Üstelik SGK işitme cihazının tamamını ödemiyor sadece belli kısmını karşılıyor. Farklı şehre rapor almak  için ailesiyle birlikte giden vatandaşın yapacağı harcamalar belki SGK’nın katkısından daha fazladır. SGK, il müdürlükleriyle aynı dili kullanmalı! Hem işitme merkezlerinin hem de vatandaşın yaşadığı diğer önemli bir husus,  kurum tarafından yayınlanan tebliğlerin il müdürlükleri tarafından farklı şekilde yorumlanabilmesidir. Farklı yorumlamalar vatandaş, firma ve kurum çalışanlarının zaman ve enerjisinin gereksiz yere harcanmasına ve bürokrasinin artmasına sebep olabiliyor. İşitme cihazlarında teknolojik devrim yaşanıyor! Bugünkü işitme cihazları, geçmişte kullanılan klasik işitme cihazlarından artık çok daha farklı ve içinde elektronik, yazılım, akustik ve elektroniği barındıran muhteşem işitme bilgisayarlarıdır. Son üç yılda ülkemizde Odyoloji lisans ve odyometri önlisansı mezun sayısındaki artışla birlikte artık Türkiye’nin her yanında nitelikli ve nicelikli hizmet ve ürünlere ulaşmak çok kolaylaştır. Sosyal varlık olan İnsan için işitme duyusu diğer duyuları arasında ayrı bir öneme sahiptir. Sahip olduğu nimetin farkındalığıyla hareket etmeli ve işitme duyusunu korumalıdır.

Siser İşitme Cihazları
Haberler

Tehlike’nin farkında mıyız?

“Görmemek İnsan’ı eşyadan, duymamak İnsan’ı İnsan’dan ayırır” demiş İ.Kant. Sosyolojik ve psikolojik açıdan duymanın hepimiz için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz, biliyoruz da nedense ihmal edebiliyoruz. Dünya nüfusu yaşlanıyor, gürültü kirliliği artıyor, bilinçsizce ilaç tüketimi artıyor haliyle etrafımızda işitme sorunu yaşayan kişi sayısı da artıyor. Türkiye’nin en büyük işitme cihazları zinciri olan Si-Ser İşitme merkezleri yönetim kurulu başkanı Mahfuz Ağaç ”İşitme duyusu, Allah’ın bize bahşettiği önemli nimetlerden biridir. Değerinin yeterince farkında değiliz ne zaman ki bu nimetten azalma oluyor veya yitiriyoruz o zaman geri kazanmak için uğraş veriyoruz. Asıl olan, bize verilen nimetlerin kıymetini bilmek, ona saygı duymak ve onu korumaktır. Gelişmiş ülkelerde yaşayan kişilerin işitme duyularına verdikleri önemi maalesef gelişmiş ülkelerde veya 3.Dünya ülkelerinde göremiyoruz. Batı ülkelerin yasalarında İnsan sağlığını korumaya yönelik ciddi yaptırımlar varken diğer pek çok ülkeler için bu konu bir anlam ifade etmeyebiliyor.” dedi. Dünya sağlık Örgütüne göre 1,1 milyar gencin işitme sağlığı eğlence kaynaklı gürültüler sebebiyle risk altında olduğunu belirten Ağaç ”işitme kaybının genç nüfustaki en büyük etkisinin; işsizlik, sosyal izolasyon ve erken emeklilik olduğunu ve rapora göre bunların yıllık maliyetinin de 105.000.000.000 $ olduğunu” söyledi. Dünya Sağlık meclisinin, işitme kaybının önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu kabul ettiğini söyleyen Mahfuz Ağaç, ”Dünya sağlık meclisi, işitme kaybının önlenmesi, teşhis ve tedavi edilmesi için sunulan çözüm önerilerini kabul ettiğini ve ülkelerin işitme kaybını öncellikler listelerini almaları gerektiğini önerdi.” dedi. Mahfuz Ağaç, ”İngiltere’nin önde gelen Tıp dergilerinden The Lancet, ilerleyen yaşlarda karşılaşılacak Bunama riskinin azaltabileceğini yazdı. Bunamayı önleyen 9 yaşam kurallı için de işitme duyusuna önemli vurgu yapılıyor.” dedi. Türkiye’de son dönemlerde Sağlık bakanlığı ile sivil toplum kuruluşlarının birlikte çok etkin çalıştığını, koruyucu hekimlik tedbirleriyle sağlık sorunlarının azalacağına inandığını söyleyen Ağaç ”Geçmişe göre bugün Türkiye’de yaşayanların çok daha şanslı olduğunu söyleyebiliriz. İşitme kaybını ve konuşamamayı kader olarak dünün annelerine söyleyen sistem, bugünün annelerine çocuk doğduğu anda yenidoğan işitme tarama programını hediye ediyor ve yapılmasını zorunlu kılıyor. Bu program sayesinde her yıl yaklaşık 5000 çocuk sağır ve dilsiz olmaktan kurtuluyor.” dedi. Türkiye’nin her yerindeki modern Kamu ve özel hastanelerinde hatta ülke genelinde faaliyette bulunan 1300 civarındaki işitme merkezlerinde işitme testlerinin rahatlıkla yapılabileceğini söyleyen mahfuz Ağaç, “Türkiye artık sağlık turizmi açısından oldukça önemli bir konumdadır. Teşhis, tanı, tedavi, rehabilistasyon ve teknolojik açıdan bir eksiklik yok ancak halkımızdaki işitme bilinci maalesef yeterli seviyede değil ve sistemsel olarak artırılması gerekmektedir. İşitme teknolojisi çok gelişmiş düzeydedir, herkesin çok rahat şekilde ulaşabileceği şartlar hazırlanmıştır ancak işitmeye verilen önem iyi düzeyde olmadığı için vatandaşlarımız bu işitsel teknolojilerden yeterince istifade etmeyerek hayatlarını zorlaştırabilmektedir.” dedi. Türkiye’de işitme bilincinin artırılması için uzun yıllardır işitme testlerini -Profesyonel yaptıklarını söyleyen Mahfuz Ağaç, “Türkiye’nin pek çok şehrinde şubeleri bulunan ve Türkiye’nin en büyük işitme zinciri olan Si-Ser işitme merkezlerinde işitme testleri -Profesyonel yapılıyor. İşitme sorunu yaşayanlara uzmanlarımız en iyi şekilde işitsel danışmalık vererek vatandaşlarımızın mutlu şekilde hayatlarına devam etmelerini sağlıyor. İşitme duyusunun değerini bilenler daha huzurlu olacaktır.” dedi. Yeni Asya Gazetesi  /17-10-2017 https://www.yeniasya.com.tr/aile-saglik/tehlike-nin-farkinda-miyiz_444695

isitme cihazini nereden almaliyim
Blog

İşitme Cihazını Nereden Almalıyım?

İşitme cihazı almadan önce akılda bulundurulması gereken ilk şey temin edilecek olan cihazın kullanacak olan bireyin sağlığına etki edeceği gerçeğidir. Yani cihazı temin edecek olan kişi işitme cihazı aldığı yere kulağını, buna bağlı olarak sağlığını, buna bağlı olarak yaşam kalitesini ve buna bağlı olarak da huzurunu emanet edecektir diyebiliriz. İşitme cihazı kullanımının bireyin yaşamı için bu kadar önemli olduğunu düşündüğümüzde, işitme cihazının alınacağı yerin ne denli önemli olduğunu fark edebiliriz. İşitme cihazının bu önemine binaen bu cihazların televizyondan, internetten, merdiven altı işletmelerden alınamayacak kadar hassas ve dikkat gerektiren ürünler olduğunu anlayabiliriz. Tüm bunları göz önüne aldığımızda; işitme cihazları mutlaka ama mutlaka Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, tam donanımlı ve işitme üzerine uzman bir kadrosu olan ‘İşitme Cihazı Merkezleri’nden alınmalıdır. İşitme cihazı satma ve uyarlama yetkisi; yasalar gereği yalnızca bu iş için Sağlık Bakanlığı’ndan yetki almış olan ‘İşitme Cihazı Merkezleri’ne verilmiştir. Eczaneler, çeşitli sağlık ürünleri satan medikal firmalar ve internet ortamı işitme cihazı satma yetkisi barındırmaz, işitme cihazı satmaları yasal olarak suçtur. Televizyon kanallarında ve internette çok ucuz fiyatlarla satılan ‘Ses Yükseltici’ cihazlar işitme cihazı kategorisine girmedikleri gibi; herhangi bir uyarlama imkanı ve bilimsel altyapıları da bulunmamaktadır. Bu ‘ses yükseltici’ cihazlar işitme kayıplı bireyler için geliştirilen özelliklere sahip olmadıkları gibi, sağlık için kullanılacak ‘Ismarlama protez ve ortezler’ grubuna da girmezler, yasalar gereği sağlıkta tedavi amaçlı kullanılacak cihaz veya destek ürünü olarak tanınmazlar. Olması gerektiği gibi sesleri normal şekilde işitmeye yardımcı olan cihazlar değil; sadece yüksek ses gönderme özelliği bulunan bu cihazlar kullananların bilhassa işitme sağlığını kötü olarak etkilemekte ve mevcut işitmeyi de yok edebilmektedir. Durumun en kötü taraflarından birisi de, ses yükseltici cihazların yasal olarak işitme cihazı kategorisinde bulunmamalarından dolayı olası olumsuz durumlarda şikayet edilememeleri, bir yaptırım uygulanamamasıdır. Çünkü bu cihazlar ‘sağlık grubu’ cihazlar değil, sıradan elektronik cihazlardır. Gerek işlevi, gerekse imal edildikleri malzeme açısından sağlığa hiçbir uygunluğu olmayan bu cihazlar asla tercih edilmemeli, işitme kaybının telafisi için sağlık bakanlığından onaylı işitme cihazlarına yönelinmelidir. Bu cihazların alınacağı yegane yerlerse işitme cihazı merkezleridir. ‘İşitme Cihazını Nereden Almalıyım?’ diye düşünen herkesin dikkat etmesi gereken temel konu, işitme cihazlarının Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış işitme cihazı merkezlerinden alınması gerektiğidir. Si-Ser İşitme Merkezleri Türkiye’de en çok tercih edilen firmadır. Şubelerimizden birine uğrayarak veya randevu alarak kendinize iyilik yapabilirsiniz.

Okul Çağı Çocuklarda İşitme Kontrolü Listesi
Çocuklar İçin

Okul Çağı Çocuklarda İşitme Kontrolü Listesi

İşitme Kontrol Listesi Nasıl Olmalıdır? Televizyonu aşırı yüksek seste mi izliyor? Soru sorulduğunda konuyla ilgili olmayan cevaplar veriyor mu? Ona seslendiğinizde cevap vermiyor mu? Konuşmasında gecikme yada artikülasyon problemleri var mı? Akademik olarak sorun yaşıyor mu? Kulaklarında ağrı yada çınlama şikayeti var mı? İnsanların söylediklerini anlamakta zorluk yaşıyor mu? Konuşması yaşıtlarından farklı mı? Bu işaretler, mutlaka çocuğunuzun bir işitme sorunu olduğu anlamına gelmese de, göstergesi olabilir. Yukarıdaki soruların herhangi birine ‘’evet’’ cevabı veriyorsanız veya çocuğunuzun zorlukla işittiğinden şüpheleniyorsanız, size en yakın hastanenin Kulak Burun Boğaz hekimlerine veya Odyoloji Uzmanlarına danışmalısınız.

Cocugunuzun Isitme Kontrolu Listesi 2
Çocuklar İçin

Çocuğunuzun İşitme Kontrolü Listesi

Bebekler, gebeliğin 6. ayında itibaren işitsel uyaranlarla tanışır. Gebeliğin ilerleyen aylarında annelerinden gelen işitsel uyaranları algılamaya başlamaktadırlar. Doğumla birlikte bu uyaranlara maruziyet artar ve ilk 6 ay boyunca işitilen ses frekansı gelişmekte ve genişlemektedir. Bebeğe/çocuğa en yakın kişiler ebeveynleridir. Bu yüzden bir problem olup olmadığını fark edebilen kişiler yine ebeveynleri olacaktır. İşitmeye Bağlı Dil Konuşma Süreçleri Dil ve konuşma gelişimi için en kritik yaş zamanı; doğumundan 4 yaşına kadar geçen süredir. Bebek/çocuklarda bu süreçlere özgü tepkiler gözlenmektedir. Bu sayede çocuklarınızın işitsel kontrolünü takip edebilmeniz mümkündür. Bu süreçlere bakacak olursak; 0-4 ay : Yüksek seste uyanır mı, huzursuzlanır mı? Yüksek seste irkilir mi, göz kırpar mı? Sesinizi tanır mı? Sesinize tepki gösterir mi? 4-9 ay : Başını sesin geldiği yöne doğru çevirir mi? Konuştuğunuzda güler mi? Ses çıkaran oyuncaklar dikkatini çeker mi? Farklı ihtiyaçları için farklı şekilde ağlar mı? Değişik ses tonlarına değişik tepki verir mi? ‘Bay-bay’’ gibi basit el hareketlerini anlar mı? Ses çıkarmaya başlar mı? Duyduğu sesleri taklit eder mi? Konuşulduğunda dinler mi? 9-15 ay : İsmine tepki verir mi? Ses tonu değişikliklerinize tepki veriyor mu? ‘’Anne,baba,dede,mama ‘’ kelimelerini anlamlı kullanıyor mu? Basit yönergeleri anlıyor mu? (bardağı bana ver, kutuya koy.) Sizin yaptığınız bazı sesleri tekrar ediyor mu? Dikkat çekmek için sesini kullanır mı ? İsteğini anlamlı kelimelerle anlatabilir mi? (süt,su,mama) Aile bireylerinin isimlerini bilir mi? 15-24 ay : İsimlendirdiğiniz nesneleri söylediğinizde gösteriyor mu? Hikayeleri, şarkıları, tekerlemeleri dinler mi? Basit komutları izler mi? İki veya daha fazla sözcüğü birlikte kullanabilir mi? Vücut bölümleri sorulduğunda gösterir mi? Yaygın kullanılan nesneleri isimlendirebilir mi? 24-36 ay : Kendini ifade etmek için kelimeleri daha etkin kullanılır mı? Soru sormaya başlar mı? 3-4 kelimelik cümle kurar mı? Yaklaşık 500-900 kelimesi mevcut mu? Karşılıklı iletişim kurar mı? 48-60 ay : 900-200 kelimesi var mı? 4-8 kelimelik cümle kurar mı? Gramer kullanmaya başlar mı? Çocuğunuzda İşitsel Farklılık Gözlemlenince Ne Yapılmalı? Bebek/çocuğunuzda işitsel farklılık gözlemlediğinizde ilk olarak bu farklılığın kaynağının işitme olup olmadığını teyit etmek için hastanelerin Kulak Burun Boğaz Hekimlerine başvurulmalıdır. Hekimlerce muayene yapıldıktan sonra Odyoloji kliniğine yönlendirilmesi, burada hastanın yaşına uygun işitme testleri yapılması gerekmektedir. İşitsel gelişim için en önemli dönemin ilk 4 yaş olduğu bilinmeli ve işitme kaybı şüphesi oluştuğu gibi başvuru yapılmalıdır. Çocuğunuzda İşitme Kaybı Varlığında Ne Yapılmalı? Bebek/çocuğunuzda işitme kaybı, işitme testleriyle tanılandığında mevcut işitme testleriyle birlikte pediatrik alanda yeterli donanıma sahip ve bu alanda özelleşmiş işitme merkezlerine başvurulmalıdır. Bu işitme merkezlerinde gerekli testler yenilenmeli ve kullanıcı adayına uygun cihaz seçimi yapılmalıdır. Pediatrik işitme cihazları diğerlerine göre gelişmiş teknolojide, dil konuşma becerilerini karşılayabilecek, geniş frekans alanı barındıran, emniyet kilitli ve uyarı ışıkları barındıran özellikte olması bebek/çocuğunuz için kaliteli işitme deneyimi sunacaktır. Bu doğrultuda, pediatrik bireylerde işitme kontrolüne dikkat etmelidir. Si-Ser İşitme Merkezleri 28 yılı aşkın tecrübesi ve pediatrik kullanıcılara uygun modelleriyle işitme cihazı uygulamalarında her zaman olduğu gibi bugün ve yarın da işitme kayıplı pediatrik bireylere destek vermeye devam edecektir. Sağlıklı günler dileriz. İbrahim Sarı Odyolog

Untitled 1 (1)
Çocuklar İçin

İşitme Taramaları

Yenidoğan İşitme Taraması Nedir? Yenidoğan bebeklerinin hepsine rutin olarak yapılan, işitme durumunun basit bir şekilde incelenmesini sağlayan, sonucunun geçti veya kaldı şeklinde oluştuğu bir test şeklidir. İşitme taramasında, tam detaylı bir şekilde olmamakla beraber bebeğin işitme sisteminin doğru bir şekilde çalışıp çalışmadığı incelenir. Kısa ve pratik bir şekilde yapılan bu test yenidoğan bebeklerinin işitme organları hakkında ön bilgi almamızı sağlar. İşitme organında sorun görülmesi durumunda bebekler kaldı sonucunu alır ve daha detaylı incelemeler için gerekli işitme testlerine yönlendirilir. Yenidoğan İşitme Taraması Süreçleri     Yenidoğan bebeklerinde işitmenin değerlendirilmesi, hastanede tarama testleri ile başlar. Bebeğin doğumundan sonra, hastanedeki süreçte bu tarama kesin bebeğe yapılmış olmalıdır. ASHA’nın belirttiği uluslararası standartlara göre herhangi bir nedenle bebek hastaneden test yapılamadan çıkmışsa, ya da bebek hastane dışında doğmuşsa, bebek ilk 1 ayını doldurmadan testinin gerçekleştirilmesi istenir. Bu konuda ailenin yaklaşımı ve duyarlılığı da oldukça kıymetlidir. Bu gibi durumlarda tarama yapılamamış olan bebekler için aile süreci takip edip çok geç kalmadan bebeğe işitme taraması yapılması gerekmektedir. Konuyla ilgili bilgilendirici bir video izlemek için tıklayınız. Yenidoğan İşitme Taraması: ABR Testi Günümüzde en çok kullanılan işitme tarama testi t-ABR dir. Bu test için bebek uykuda ve karnı tok bir şekilde teste gelmiş olmalıdır. Bebeğin olabildiğince hareketsiz kalması istendiği için, bütün olumsuz durumlar önceden düşünülüp bebek buna göre hazırlanmalıdır. Dış kulak yolu girişine yerleştirilen bir aletten kulağa ses gönderilir. Alına ve yüze yapıştırılmış olan elektrotlar yardımıyla işitmenin cevabı ölçülür. Cevap alınması durumunda işitme normal bir şekilde çalışıyor yani “testi geçti denir. Cevap alınmaması durumunda ise işitme kaybı olabileceğinin şüphesini uyandırır ve ‘testten kaldı’ olarak değerlendirilir. Testten kalması demek kesin bir işitme kaybı olduğunun bilgisini bize vermemektedir. Bebeğin kulağında oluşmuş olan kir, bazı orta kulak enfeksiyonları, test hataları vb. gibi durumlar da bebeğin testten kalmasını sağlayabilir. ABR testinin detayları için tıklayınız. Yenidoğan İşitme Taramasının Önemi Yenidoğan işitme taraması, işitme kaybının erken teşhisi ve erken tedavi için oldukça önemlidir. Bebeğin işitme kaybı erken teşhis edildiği durumda erken tedavi ve rehabilitasyonla birlikte, bebek yaşıtlarıyla aynı dil ve konuşma gelişimini yakalayabilir. Geç teşhis edilen, geç tedaviye başlanılan işitme kayıplarında ilerleyen dönemlerde çocuklarda dil ve konuşma bozuklukları meydana gelmektedir. Tarama Sonucu Geçti Olarak Değerlendirildiyse Ne Yapılmalıdır? Bebeğiniz taramadan geçti olarak değerlendirildiyse, işitmeyle alakalı herhangi bir problemi olmadığı anlamına gelmektedir. İşitme kaybı genetik faktörler ve belirli dış etkenlerden ötürü sonradan oluşabilir. Bu noktada ailenin çocuğuna kontrol amaçlı rutin olarak 6 ayda bir işitme testi yaptırmasında fayda vardır. Tarama Sonucu Kaldı Olarak Değerlendirildiyse Ne Yapılmalıdır? Bebeğiniz taramadan kaldı olarak değerlendirildiyse, 2 hafta sonra test tekrarlanır. İkinci kez kaldı olarak sonuç alınırsa bu sefer daha detaylı bir değerlendirme yapılabilmesi için klinik ABR testine sevk edilir. Klinik ABR testini de geçememesi durumunda KBB doktorunun da onayıyla hem işitme cihazı kullanımına, hem de işitsel rehabilitasyona en erken şekilde başlanması gerekmektedir. Geç kalınması durumunda çocuğun dil gelişimi ve işitme gelişimi olumsuz yönde etkilenebilir ve yaşıtlarından geri kalmasına sebep olabilir. ‘Çocuklarda İşitme Kaybına Bağlı Dil ve Konuşma Sorunları’ adlı makalemizi okumak için devam yazısına tıklayın. Hangi Durumlar İçin İşitme Kaybı Risk Faktörü Bulunmaktadır? Annenin hamilelik döneminde alkol, sigara, uyuşturucu madde kullanması. Annenin hamilelik döneminde düşme ve travmalar öyküsü olması. Bebeğin oksijensiz kalması Genetik faktörler (Aile bireylerinde bulunan işitme kaybı) Yoğun bakım ünitesinde yatmış olmak Düşük doğum kilosu Erken doğum Uzun süreli ilaç kullanımı Sarılık nedeniyle tedavi görmek ‘Alkol ve Sigara İşitme Kaybı Yapar mı? | Mehmet Emin Ağaç Bilgilendiriyor’ adlı youtube videomuzu izlemek için devam yazısına tıklayınız. Ody. Anıl ARSLAN

isitme cihazi kullaniminda dikkat edilmesi gerekenler
Blog

İşitme Cihazı Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dijital işitme cihazları, teknolojik medikal ürünlerdir. Bu ürünler düzenli olarak bakıma ihtiyaç duyarlar. Bakım, sadece işitme cihazında uygulanması gereken bir durum değil aynı zamanda kulak özbakımı da ilgilendiren bir husustur. İşitme cihazı kullanımında dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir; 1- Genel kulak bakımı kontrol edilmelidir. Kulak, anatomik olarak kıvrımlı bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda fizyolojik olarak kulak kanalının temizlenmesi için milimetrik hareketlerle kiri dışarı atmaktadır. Bu anatomik ve fizyolojik yapı bozulduğunda kulak kiri kanal kısmında kalmakta, hatta kulak zarının önüne kadar ilerleyerek ses iletimine engel olmaktadır. Bu durum doğrudan işitme cihazında üretilen seslerin iç kulağa iletilirken sorun yaşanmasına sebep olmaktadır. Bundan dolayı KBB hekimi bilgisi dahilinde kulak bakımı ve kontrolü yapılmaktadır. 2- Nem, Kir ve Toz İşitme cihazları elektronik ürünlerdir. Bu yüzden tümüyle dış etkilerden iyi korunması gerekmektedir. Bu etkiler nem, kir ve toz olarak sıralanabilir. Hoparlör ve mikrofon bu etkilere karşı filtrelerle bir miktar korunmaktadır. Fakat ses iletimini sağlayabilmek için bir miktar enerjinin aktarımını yapacak koridor bulunması zorunludur. Bu yüzden her ne kadar doğrudan nem, kir ve toz girişi filtrelerle azaltılmaya çalışılsa da kullanıcılar bu etkenlere dikkat etmelidir. 3- İşitme Cihazının Genel Bakımı İşitme cihazları basit anlamda akustik sesleri alarak dijitale çevirir, ardından ses işlemlenerek tekrar akustik sese dönüştürülür. Bu süreçlerde cihazların temel parçaları ve bu temel parçaların korunmasını sağlayan parçaların kontrolü gerekmektedir. Bu genel bakım süreci cihazın çalışan tüm parçalarının bakımını içerir. 4- Akustik Etkileri Olan Parçaların Yenilenmesi Kullanıcıya uygun işitme cihazı uyarlaması yapıldıktan belli bir müddet sonra kullanıcı, seslerin eskisi gibi olmadığını söyleyecektir. Bu durum özellikle kulak arkası (BTE) cihazlarda akustik etkileri olan parçaların, kullanıcıya sunulan sesi değişikliklere uğratmasından kaynaklanır. Bu yüzden parçaların (hortum, kalıp, dome vs.) düzenli olarak yenilenmesi gerekmektedir. 5- Vücut Bakım Ürünlerinin Kullanımı Günlük hayatımızda vücut bakım ürünlerini sıklıkla kullanmaktayız. Bu ürünleri kullanırken işitme cihazına verebileceği muhtemel zarardan korumalıyız. Saç spreyi, pudra parfüm gibi ürünler hoparlör, mikrofon gibi parçalara girerek yapıya zarar verebilmektedir. Ürünleri kullanırken işitme cihazı uygun bir alanda muhafaza edilmesi önerilmektedir. 6- Rutin Pil, Kalıp ve Filtre Kontrolü İşitme cihazları için kullanılan 4 çeşit (675, 13, 312 ve 10 numara) pil vardır. Bu piller cihaz türüne göre farklılık göstermektedir. Aynı zamanda cihazda kullanılan ek özelliklerle birlikte pil çeşitlerinin kullanım ömrü de değişiklik göstermektedir. Pil ömrü bitince yenisiyle değiştirilmelidir. Aynı şekilde kalıp ve filtre de düzenli olarak kontrol edilmeli, gerektiğinde yenilenmelidir. 7- Çocuklarda Cihazın Düşme İhtimali Çocuklar, yetişkinlere göre daha ani hareketler edebilmektedir. Bu ani hareketler sonucu işitme cihazı kulaktan çıkabilir ve düşebilir. İşitme cihazının düşmesi ve kaybolmasının önüne geçmek için aksesuarlar (BTE Klips) kullanılmaktadır. Aynı zamanda çocukların cihaz pilini ağzına atıp zehirlenmelerini önlemek için emniyet kilitli pil kapağı kullanılmalıdır. 8- Özel Bakım Ürünleri İşitme cihazlarının kullanım ömrünü etkileyen hususlardan biri de kullanıcı tarafından uygulanan bakımdır. Bu bakım; kulakta oluşan ya da nemli bir ortamda bulunmaktan dolayı cihazı kullanılmadığı zamanlarda nem alma tabletiyle muhafaza etmek, kulak kalıbı temizleme tabletleriyle kalıbı temiz tutmak, küçük bir fırça ile mikrofonu temizlemek ve kuru ve yumuşak bir bezle düzenli olarak cihaz temizliği yapmak olarak sıralanabilir. 9- Cihazda Yaşadığınız Bir Sorun İşitme cihazınızla ilgili herhangi bir sorun yaşadığınızda muhakkak uzmanlara danışmalısınız. Yeni nesil cihazlar çok küçük ve ayrıntılı bir yapıya sahip olduğu için size kolay ve sorunu giderici gözüken işlem, cihazda teknik bir arızaya sebebiyet verebileceğini unutmamalıyız. Bu yüzden uzmanların size vermiş olduğu kullanım eğitimi ve kullanım kılavuzunda belirtilenler haricinde cihaza müdahale edilmemelidir. Bu doğrultuda, bireyler işitme cihazını kullanmaya başladığından itibaren belirtilen hususlara dikkat etmelidir. Si-Ser İşitme Merkezleri 28 yılı aşkın tecrübesi ve her ihtiyaca uygun modelleriyle işitme cihazı uygulamalarında her zaman olduğu gibi bugün ve yarın da işitme kayıplı bireylere destek vermeye devam edecektir. Sağlıklı günler dileriz.

isitme kayiplari nasil test edilir
Blog

İşitme Kayıpları Nasıl Test Edilir?

Otoskopik Muayene: Odyolog testten ve işitme cihazı denemesinden önce dış kulak yolunun aşırı serumen yokluğundan emin olur. Timpanometri: Orta kulağın basıncını ölçmeye yarayan testtir. Uygulanması çok kolaydır, bebeklere dahi yapılabilir. Timpanogram ana hatlarıyla 3’e ayrılır:  ‘’Tip A’’ timpanogram, orta kulaktan kokleaya ses girmesini engelleyecek sıvı veya fizyolojik anormallikler içermediğini gösterir. ‘’Tip B’’ timpanogram, timpanik membranın arkasındaki sıvı veya enfeksiyon gibi orta kulak patolojisinin göstergesidir. ‘’Tip C’’ timpanogram, bu bulgu sıklıkla sinüs veya alerji tıkanıklığı veya soğuk veya otitis medianın son aşamaları ile tutarlıdır. Akustik Refleks: Akustik Refleks, orta kulaktaki stapes kasının, akustik uyaranlara verdiği yanıttır. Sağ-sol her iki işitsel sinir sisteminin bütünlüğünün test edilmesine olanak sağlar. Akustik refleksler, beyin sapı düzeyine kadar işitme yolları hakkında bilgi verir. Refleks Decay: Akustik refleks decay testi, uzun süreli uyarıda akustik refleksin büyüklüğündeki azalmadır. Anormal refleks decay testi, retrokoklear patoloji ile ilişkili olabilir. Otoakustik Emisyon: Otokakustik emisyonlar (OAE’ler), koklear fonksiyonu değerlendirmek için kullanılır ve ayırıcı tanıda faydalıdır. Saf Ses Odyometri: Farklı frekanslardaki saf ses uyaranlarına karşı, hastanın işitme eşiğinin sessiz bir kabin içinde subjektif olarak değerlendirilmesidir. Saf ses testi, işitme kaybının tipi ve derecesi hakkında bilgi sağlar. Hava yolu testi, kulaklıklar aracılığıyla saf ses, warble gibi tonal uyaranlar kullanılarak gerçekleşir. Eşikler genellikle 250, 500, 1000, 2000, 3000, 4000, 6000 ve 8000 Hz’de değerlendirilir. Kemik yolu testi, kemik vibratörleri ile 500,1000,2000,4000 Hz frekans için kemik iletim eşiği ölçümleri için kullanılarak gerçekleşir. Konuşma Odyometrisi: Konuşmayı anlama testi, bir çocuğun konuşmayı ne kadar anladığını değerlendiren tek test yöntemidir. Kelimeyi anlama testi; işitme kaybının, çocuğun konuşulanları anlama yeteneği üzerinde yarattığı olumsuz etkilerinin boyutlarını test eder. Böylece konuşma ve dil gelişiminin risk altında olup olmadığını belirler. Saf ses işitme eşiklerinin doğrulanması konularında oldukça kullanışlıdır. Konuşmayı fark etme testi, eşik seviyeyi belirlemek amacıyla konuşma uyarananın kullanıldığı bir testtir. Konuşmayı fark etme eşiği; kişinin, verilen uyaranların % 50’sinin varlığını fark edebildiği en düşük şiddet seviyesi olarak tanımlanmaktadır. ABR Testi: işitme sinirinin başlangıcından ponsun en üst bölümüne kadar olan anatomik bölgede,işitme yollarındaki elektriksel akımın senkronize aktivitesini kaydedebilen bir elektrofizyolojik test yöntemidir. t-ABR, bebeğinizin baş ve boynuna üç küçük elektrol yerleştirilir ve  tonal uyaran göndermek için yumuşak kulaklıklar kullanılır; elektrotlar bebeğinizin beyne ve işitme sinirlerinin sese nasıl tepki verdiğini algılar ve bir bilgisayar sonuçları analiz eder. Eğer bebek bu testten kalırsa, işitme kaybının doğru tanılanması için ileri ki testler gerekmektedir. Matrix Testi: Aynı hastanın farklı durumlardaki sonuçlarını karşılaştırmak için de kullanılabilmektedir. Örneğin; cihazlı ve cihazsız , pre/post-op, farklı işitme cihazları, aynı işitme cihazında farklı ayarlar.. REM: İşitme cihazının kullanıcı kulağında oluşturduğu gerçek amplifikasyonun tespit edilmesi için yapılan ölçüm tekniğidir. İşitme cihazının gerçekten düşündüğümüz gibi yarar sağlayıp sağlamadığını, teknik özelliklerine uygun sonuçlar oluşup oluşmadığını anlamamıza yardımcı sağlayan bir ölçümdür.

Odyolojik Değerlendirme
Blog

Odyolojik Değerlendirme

Otoskopik İnceleme Akustik İmmitans Değerlendirme ( Timpanometri, Akustik Reflek Ölçümü, Refleks Decay) Otoakustik Emisyon (OAE) Tarama Saf Ses Odyometri ( Hava ve Kemik Yolu) Konuşma Odyometrisi ( Konuşmayı Algılama Eşiği (SRT), Konuşmayı Ayırtetme Testi(SD)) İşitsel Beyin Sapı Yanıtları (ABR) İhtiyaca Yönelik Değerlendirme Envanterleri Gürültüde Konuşmayı Anlama Testi ( MATRIX) REM Ölçümleri

İşitme Testleri Neden Önemlidir
Çocuklar İçin

İşitme Testleri Neden Önemlidir?

Doğumdan hemen sonra yapılan işitme testleri bebeklerin çoğunda önemli işitme kaybı olup olmadığını belirlemenize yardımcı olur. Rutin işitme testleri olmadan, işitme sorununun aylarca hatta yıllarca tanı konulamama olasılığı vardır. Çocuğunuzun dil ve konuşma gelişimini, sosyal becerilerini ve eğitimini etkileyebileceği için, işitme sorunlarının mümkün olduğunca erken belirlenmesi önemlidir. Herhangi bir sorun saptanırsa ve erken başlanırsa tedavi daha etkili olur. Erken teşhis, sizin ve çocuğunuzun ihtiyacınız olabilecek her türlü özel destek hizmetlerine erişebilmenizi de sağlayacaktır. Online İşitme Testi yapmak için tıklayınız.

Sonradan Oluşan İşitme Kayıplarının Nedenleri
Çocuklar İçin

Sonradan Oluşan İşitme Kayıplarının Nedenleri

İşitme Kayıplarının Nedenleri Tedavi edilmemiş orta kulak enfeksiyonlar Menenjit, kızamık, kabakulak ya da boğmaca öyküsü Kulak zarında yırtılma Aşırı yüksek ses Otoskleroz Meniere hastalığı Ciddi baş zedenlenmesi Ototoksik tedavi Sıklıkla çocuklardaki işitme kayıpları, kulak kiri ya da orta kulak enfeksiyonları nedeniyle geçici olabilir. Bu çocukların işitme kayıpları, medikal tedavi ya da basit cerrahi yöntemi ile düzelebilir. Bazı çocuklar, kalıcı sensörinöral işitme kayıplarına sahiptir. Bu çocuklar için işitme cihazı ile işitmesine yardımcı olunur.

Pediatrik İşitme Kayıplarının Tipleri
Çocuklar İçin

Pediatrik İşitme Kayıplarının Tipleri

Çocuklarda işitme kayıpları, öncelikli olarak 2 kategoriye ayrılır: Konjenital (Doğumda Var Olan) ve Edinilmiş (Doğumdan Sonra Oluşan). Bu tür işitme kayıpları, sensörinöral, iletim ya da mikst tipte olabilir. Konjenital İşitme Kayıplarının Nedenleri : Hamilelik sırasında görülen enfeksiyon (Taksoplazma, kızamık(rubeola) ve kabakulak(parotitis)) Hamilelik sırasında ototoksik ilaç kullanımı Prematüre doğum; sarılık, kan transferi; bebekte baş, yüz ya da kulak anomalileri Beyin ve sinir sistemde bozukluk Genetik sendromlar ( Usher, Down, Waardenburg gibi..) Ailede işitme kaybı öyküsü

İşitme Kaybının Dereceleri
Çocuklar İçin

İşitme Kaybının Dereceleri

Çocuğunuzda işitme kaybı olması demek hiç duymuyor demek değildir. İşitme kayıpların belirli dereceleri vardır. İşitme kaybının derecesi, işitme kaybı olan çocuklar için önemli etkilere neden olabilir. Örneğin, okuldaki çocuklar için hafif işitme kaybı bile eğitim açısından anlamlı olabilir. DERECESİ SAF SES ORTALAMASI(dB) İŞİTME KAYBININ DİL VE KONUŞMAYA ETKİSİ Normal 0-15 Normal Çok Hafif Derece 16-25 Gürültülü dinleme koşullarında iletişimde zorluk Hafif Derece 26-40 Fısıltı ile konuşulduğunda ya da konuşmacı ile arasındaki mesafe arttığında söyleneni duymada ve anlamada zorluk Orta Derece 41-55 Sadece yüksek sesteki konuşmaları anlar; işitme cihazı olmadan normal konuşmaları duymakta zorlanır. Orta-ileri Derece 56-70 Yüksek sesleri duyabilir; iletişim için işitme cihazı gereklidir. İleri Derece 71-90 Yüksek sesleri anlamakta zorlanır, karşılıklı iletişim kuramaz; işitme cihazı ile birlikte dudak okumaya güvenir. Çok İleri Derece 91 ve üzeri Konuşma ve diğer sesleri işitemez. İşaret dilini tercih eder; iletişim kurabilmek için yardımcı dinleme cihazlarını kullanmalıdır.   Seviyeye Göre İşitme Sorunları İşitme kaybının durumuna göre farklı sorunları vardır. Az duyan kişinin özetle sıkıntıları aşağıda sıralanmıştır.   26-40 dB çok hafif derece işitme kaybı: Kısık sesli konuşmalarda sıkıntı çekerler. Yakın mesafeden daha iyi duyarlar.   41-55 dB hafif derece işitme kaybı Başkasıyla konuşurken anlama sorunu yaşarlar ve zamanla konuşma bozukluğu başlar, kelimeleri düzgün telaffuz edemezler. Zamanla dil yetenekleri ve kelime hazineleri zayıflar.   56-70 dB orta derecede işitme kaybı Seslerin anlaşılabilmesi için ses şiddetinin yüksek olması gerekiyor.   71-90 dB ileri derecede işitme kaybı Sesleri pek tanımazlar. Kelimeleri pek fark etmezler. Ancak yüksek sesleri duyarlar. Çevreden gelen sesleri ayırmakta sorun yaşarlar.   91 dB ve üstü çok ileri derecede işitme kaybı Algılama sorunları yüksektir. Kelimeleri anlamakta sorun yaşar ve dil öğrenme yetenekleri zayıftır.

Nasıl İşitiriz
Blog

İşitme Nedir? Nasıl İşitiriz?

Kulağın temelde 2 görevi vardır: Evrende var olan sesleri beyne iletmek, Baş hareketleri ile ilgili bilgiyi beyne iletmektir. Atmosferde herhangi bir şekilde yayılan ses dalgasının algılanabilmesi için kulağın işlevine ihtiyaç vardır. Kulağın sesleri eksiksiz iletebilmesi ve beynin algılayabilmesi için, 3 bölümden oluşan kulağın fonksiyonlarını tam yerine getirmesi gerekmektedir. Kulak;  dış kulak  orta kulak  iç kulak  şeklinde 3 bölüme ayrılır. Dış kulak: Var olan sesler, kulak kepçesi vasıtasıyla toplanır. Dış kulak yolu ile zara (Membran) yetişir. Kulak kepçesi, önden gelen sesleri yükseltme, arkadan gelen ses şiddetini azaltma özelliği vardır. Sesleri toplama ile görevli olan dış kulak, gelen sesleri yükselterek zara iletir. Sesleri yükselttiği frekans alanı ise 2500-5000 Hz’dir.Seslerin temas etmesiyle zar titreşir. Dış kulakta toplanan sesler yükseltilerek zara iletilir. Titreşime başlayan zar sesi yaklaşık 20 dB yükselterek iç kulağa iletir. Kulak Zarı: Dış kulak kanalının orta kulağa açıldığı sınırda bulunmaktadır. Görevi; kulak kepçesinden geçen ses dalgalarını alır ve bunları titreşimlere çevirir. Kulak zarının delinmesi veya çeşitli şekillerde zedelenmesi işitmede önemli sorunlara neden olabilir. Orta kulak: Orta kulağın içinde birbiriyle arka arkaya eklenmiş üç kemik bulunur. Bunlara işitme kemikçikleri denir. Bu kemikler içten dışa doğru sırasıyla çekiç , örs ve üzengi şeklinde sıralanır. Görevi; ses dalgalarını merkezi sinir sisteminin algılayabileceği sinirsel uyarılara çevirmektir. Orta kulağın önemli bir bileşeni östaki tüpüdür. Fonksiyonu, hava basıncını kontrol etmek ve orta kulağın oksijen kaynağını sağlamaktır. İç Kulak: Hem işitme hem de denge için yapılar içerir. Ses dalgaları iç kulağa ulaştığında, kokleaya girerler. Kokleanın içindeki sıvı, yaklaşık 25.000 “saç hücrelerini” uyarır. Bu saç hücreleri hareket ettikçe, işitme siniri boyunca elektrik sinir impulslarını beyine gönderirler. Beyin, bu sinyalleri işitme olarak yorumlar. İç kulak 2 bölümden oluşur. Dengeyi sağlayan bölüm Vestibüler labirent İşitmeyi sağlayan bölüm Koklea’dır. Koklea, sesin oluşturduğu titreşimleri elektriksel sinyallere dönüştürür ve merkezi sinir sistemine iletir. Koklea kanalının içinde yer alan baziler, membranın üstünde mikroskopik nitelikte bir sıra iç ve üç sıra dış tüylü hücreler olarak dizilmiştir. Bu hücreler toplu halde Corti Organı olarak isimlendirilir. Her bir kokleada, 12.500 dış tüylü hücre ve 3.500 iç tüylü hücre olmak üzere toplam 16.000 hücre bulunur. Baziler membrana bağlı olan sinir fibreleri, orta kesimde tiz sesleri, tepeye doğru yaklaştıkça pes sesleri uyarır. Koklea, aynı zamanda akustik seslerde yükseltici görevini görür. İç tüylü hücreler, beyne koklea’da başlayan uyarıların iletisini sağlayan koklear, sinir fibrilleriyle sürekli bağlantı halindedir. İşitme sinirleri aracılığıyla iletilen işitsel uyarılar, paralel ve seri çalıştığından, beyine ulaşan uyarılar ses ve konuşma olarak algılanır.

isitme kaybi tedavisi
Haberler

İşitme Kaybına Yol Açan 5 Neden

İşitme kaybı ülkemizde 3 milyon insanın yaşadığı bir sorun. Yaş ile birlikte işitmede azalma çok sık yaşanırken işitme kaybına neden olan başka faktörler de var. Acıbadem Taksim Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Erdem Kılavuz, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında yaptığı açıklamada, işitmenin insan vücudunda meydana gelen en kompleks işlemlerden biri olduğunu belirterek, işitme kaybına yol açan 5 nedeni anlattı, önerilerde bulundu. ÜLKEMİZDE YAKLAŞIK 3 MİLYON İŞİTME ENGELLİ VAR Dış dünya ile iletişim kurmamızın en önemli yolu sağlıklı işitmeden geçiyor. İçinde bulunduğumuz çevreyi algılayıp iletişime geçmemiz için beynimizin dış çevreden gelen sesleri algılaması ve ona göre cevap üretmesi şart. Yapılan araştırmaya göre ülkemizde yaklaşık 3 milyon, dünyada da ise 600 milyon işitme engelli bulunuyor. İŞİTME KAYBINA YOL AÇAN 5 NEDEN  1) Yüksek sesle müzik dinleme alışkanlığı Kulaklığını takıp müziği sonuna kadar açanlar dikkat! Özellikle gençler arasında son derece yaygın olan bu alışkanlık ileride işitme kaybına kadar gidebiliyor. Yine yüksek sese aniden maruz kalanlar ve uzun süre yüksek sesli, gürültülü ortamlarda çalışmak zorunda olanlar da risk altında. Yüksek sesin yol açtığı hasara bağlı işitme kaybı yavaş ve sinsi ilerlediğinden dikkatli olmak gerekiyor. 2) Orta kulakta sıvı birikmesi Çocuklarda orta kulakta sıvı birikimlerinden kulak zarına bir darbe ile oluşan yırtıklara, kronikleşmiş orta kulak iltihaplarından orta kulak kireçlenmelerine kadar birçok neden işitme kaybına neden olabiliyor. Bu tür kayıplar genellikle geç çocukluk ve erişkinlik döneminde görülüyor. KBB uzmanları tarafından yapılacak doğru cerrahi müdahalelerle orta kulaktaki sesin iletim mekanizmasını bozan sebepler ameliyatlarla düzeltilebiliyor ve işitme fonksiyonu iyileştirilebiliyor. 3) Genetik ve doğumsal anomali Genetik faktörlerin yanı sıra iç kulak ve işitme sinirinin anne karnında gelişim bozukluğuna bağlı kayıplar da işitme kaybına neden olabiliyor. İşitme engeli doğuştan ya da çocuğun dil ve konuşma gelişimini tamamlamasından önce ortaya çıktığında konuşma yetisini ve zeka gelişimini de etkiliyor. Bu nedenle ülkemizde de uygulanan yenidoğan işitme taramalarının erken teşhiste önemi büyük. Sorunun erken tespitiyle, işitme cihazı ya da koklear implant (biyonik kulak) gibi önlemler alınarak çocuğun duyma, dolayısıyla konuşma ve zeka yeteneği yeniden sağlanabiliyor. 4) İlerleyen yaş Yaşlılık deyince ilk akla gelenlerden biri duyma yeteneğindeki azalma oluyor. Zira her organımızın olduğu gibi iç kulak ya da işitme sinirimizin de ilerleyen yaşla birlikte işlevi azalıyor, bu durum da pek çok yaşlının kendini sosyal hayattan soyutlamasına, içe kapanıp yalnızlaşmasına neden olabiliyor. Oysa genç yaşta duyma yetimizde bazı sorunların belirmesi durumunda örneğin normal sesle konuşulanı anlamamak, söyleneni tekrarlattırmak ve kulağımızda çınlama gibi belirtiler olması halinde işitme testi yaptırarak tedavi görmek yaşlılıkta daha sağlıklı işitmemizi sağlayabiliyor. 5) Viral enfeksiyonlar Uzmanlar bazı viral enfeksiyonların da sinirsel etkilenme sonucu işitme kaybına neden olabildiğini belirterek kızamık, kabakulak gibi viral enfeksiyonların işitme organını tutarak kalıcı tipte işitme kayıplarına yol açabileceğini söyledi. Bu tür işitme kayıplarının bazılarında erken müdahale ve tedaviyle işitme fonksiyonunun korunması mümkün olabildiği belirtildi.

Scroll to Top