Maksimum Sokaktayız Programı (Mahfuz Ağaç)
Si-Ser İşitme Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Mahfuz Ağaç, Maksimum Sokaktayız Programının konuğuydu.
Si-Ser İşitme Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Mahfuz Ağaç, Maksimum Sokaktayız Programının konuğuydu.
Avusturyalı BiCoTec firmasının geliştirdiği akıllı plastik Alpha Prevent, mobil telefon, bilgisayar ve elektronik cihazların sebep olduğu manyetik ortam bozukluklarını yüzde 97 oranında azaltıyor. Avusturyalı teknoloji firması BiCoTec, insan sağlığını derinden etkileyen manyetik ortam bozukluklarını yüzde 97 oranında azaltan teknolojik buluşunu 11 Avrupa ülkesi ile aynı anda Türk tüketicisinin kullanımına sunuyor. Alpha Prevent tanıtımı için İstanbul Barcelo Eresin Topkapı Otel’de bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya, “akıllı plastik” olarak da adlandırılan, Alpha Prevent’in Avusturyalı üreticisi BiCoTec Yönetim Kurulu Başkanı Wolfgang Homann, Alman hükümetinin uzman olarak tanıdığı Bağımsız Ölçüm Laboratuvarı EMV- B.net yetkilisi Markus Ernle ve ürünün Türkiye dağıtıcısı Si-Ser Teknoloji’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Ağaç katıldılar. Wolfgang Homann, insanlığın Dünya Sağlık Örgütü tarafından da doğrulanan yeni bir gerçek ile karşı karşıya olduğunu belirterek, “Bugüne kadar bu cihazların termik yani ısı yoluyla radyasyon yaydıkları konuşuluyordu. Ancak 2004 yılında Tıp alanında Nobel ödülü verilen çalışmaya göre atermik yani manyetik etkiler çok daha büyük tehlike oluşturuyor. 2007 yılında ise, Avrupa Çevre Ajansı (EEA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yeni araştırmalar yaptırarak bu gerçeği doğruladılar. Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği bilimsel sonuçlar, vücudumuzun faaliyetlerinin oldukça hassas olan 0-30 ultra düşük frekans aralığında gerçekleştiğini açıklıyor. Elektronik cihazların sebep oldukları manyetik alan sapmaları ise, doğal manyetik ortamımızı bozarak DNA’larımızı, hormonlarımızı, hücre yapımızı değiştiriyor. Bu şekilde başta kanser olmak üzere birçok kalıcı hastalıklara ortam hazırlıyor” şeklinde konuştu. Homann ayrıca, “Sigaranın zararları nasıl uzun sürede ortaya çıkıyorsa bu cihazların etkileri de sonradan karşımıza çıkıyor. Otomobil ilk üretildiğinde kaza yapan sürücüler camdan dışarı fırladılar. Ancak kimse araba kullanmaktan vazgeçmedi. Onun yerine emniyet kemeri üretilerek önlem alındı. Çağın buluşu olan Alpha Prevent de teknolojide bunu sağlıyor” dedi. Wolfgang Homann, insanlığın Dünya Sağlık Örgütü tarafından da doğrulanan yeni bir gerçek ile karşı karşıya olduğunu belirtti. “Bugüne kadar telsiz, mobil telefon, Wi-Fi gibi cihazların sadece termik etkilerinin insan sağılığını tehdit ettiği düşünülüyordu, örnek olarak yasal değerler dâhilinde bir mobil telefon 6 dakikada vücut ısısında bir derece etki yapmıyorsa zararsız kabul ediliyordu, ancak 6 dakikanın üstündeki konuşmaların termik etki yaptığı açıktır” diyen Homann, asıl tehlikenin ani yüksek manyetik dalgalara maruz kalmak değil, doğal manyetik alanı bozulmuş alanlarda uzun süre bulunmak olduğunun altını çizdi. Örneğin kablosuz doğal manyetik alan sapmasına neden olur, ancak çok kısa bir süre için bu manyetik alanda bulunmak bize ciddi zararlar vermeyebilir, ancak gün boyu bu ortamda yaşarsak o zaman ciddi tehlike ile karşılaşmış oluruz.” Alpha Prevent nasıl çalışıyor? Bavyera Kızılhaçı ve Almanya’nın Tabipler Birliği anlamına gelen “Gesellschaft für Praevention e.V” ye üye olan 30 üniversiteden bilim adamlarının referans olduğu buluş şöyle çalışıyor: “Alpha Prevent dışarıdan enerjiye ihtiyaç duymuyor. Özel bir malzeme olan ‘akıllı plastik’ üzerine belli bir işleme tabii tutulan atomun parçası olan elektrospinler düzgün bir şekilde yerleştiriliyor. Alpha Prevent, manyetik dalgaları yok etmiyor, elektrospinlerin yardımıyla manyetik ortam bozukluklarını dengeleyerek yüzde 97 oranında zararsız hale getiriyor. Akıllı plastik bu özelliğini uzun yıllar koruyabiliyor. Ancak plastiğin kendisi zamanla deforme olabileceğinden 5 yılda bir değiştirilmesi gerekiyor. Mobil telefonlara, bilgisayarlara ve diğer elektronik cihazlara yapıştırılarak kullanılan Alpha Prevent, dengelemeyi hemen başlatıyor. Ancak Alpha Prevent’in uygulandığı cihaz ile tam uyumu 4 haftayı buluyor. Alpha Prevent ayrıca yüksek vericilerden ve diğer manyetik dalga yayıcılardan yayılan dalgalardan dolayı bozulan doğal manyetik ortamı denkleştirmek için yatak odalarında yataklara da uygulanıyor. Yoğun elektronik ortamına sahip ofislerde ise mobilyaların metal kısımlarına, bilgisayarlara, WiFi aygıtına ve DECT telefonlara yapıştırılarak iş verimliliği arttırılıyor. Alpha Prevent ülkemizde 14 Avro’luk fiyatla yakında satılmaya başlanacak.
Aralık ayında yayımlanması beklenen ve son şekli verilen “Ortez-Protezleri Ismarlama Olarak Üreten Ve/Veya Uygulayan Merkezler İle İşitme Cihazı Satış ve Uygulaması Yapan Merkezler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile sektöre çeki-düzen gelmesi bekleniyor. Yönetmelik ile işitme cihazı satışına denetim gelirken, Sağlık Bakanlığı ve SGK onaylı olmayan cihazlara devlet para ödemeyecek. RUHSATSIZ İŞİTME MERKEZİNDEN ALINAN CİHAZA PARA ÖDEMESİ YOK Ülkemizde işitme sektörünün lider firması Si-Ser İşitme Merkezleri’nin Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, yaptığı değerlendirmede, bu yönetmeliğin sektör için büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, Sağlık Bakanlığı’nın yıllardır sahipsiz olan işitme sektörüne sahip çıktığını dile getirdi ve “Senelerdir ihmal edilmiş olan bir piyasa, Sağlık Bakanlığı tarafından artık kayıt altına alınıyor. Sektör ilk kez devlet ile ciddi muhatap olacağı için sıkıntıların, eksikliklerin zamanla giderileceğine inanıyoruz” diye konuştu. İşitme cihazı alacak olan vatandaşlara uyarıda da bulunan Mahfuz Ağaç, yeni yönetmelik kapsamında, Sağlık Bakanlığı ve SGK onaylı olmayan işitme cihazları için SGK’nın ödeme yapmayacağına dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı’nın Ulusal Bilgi Bankası adıyla bir sistem kurduğunu anlatan Ağaç, “İşitme cihazı aldığınızda bunun faturası Ulusal Bilgi Bankası’nda incelenecek. Satış yapan firmanın ruhsatlı olup olmadığı, cihazın onaylı olup olmadığı denetlenecek. Cihaz için SGK’da belirlenen ödeme bu inceleme neticesinde yapılacak. Ulusal Bilgi Bankası ile yetkili olmayan firmaların satış yapması engellenecek, böylece kayıtdışına darbe vurulacak” dedi. SEKTÖRE KALİTE GELECEK “Sektöre artık kalite gelecek” diyen Ağaç; şunları söyledi: “İşitme sektörü bir sağlık sektörü ancak bugüne kadar kararlılıkla bir yaptırım uygulanmıyordu, denetim yetersizdi. İşi konusunda profesyonelce eğitim almamış kişilerin,işitme engellilerin işitme kaybına uygun cihaz vermedikleri veya cihazı uygun programlayamadıkları için binlerce insanımız sorununa çözüm bulamadığı gibi,işitme cihazına dolayısıyla hayata küsmüştü. Bu ümitsizlikle cihazlarını kullanmak yerine çekmecelerine koyan vatandaşlarımızın bu sektöre güvenleri kaybolmuştu. Ayrıca, denetim eksikliğinden kayıt dışı ülkemize giren cihazları satan bazı satıcılar,fatura ve garanti belgesi vermedikleri için bu tür firmalara hiç bir müeyyide uygulanamıyordu. Bunun yanı sıra vatandaşın güveni sarsıldığı için bu mesleği yasalara uygun yapan firmalar da zarar görüyordu. Ancak, önümüzdeki aylarda sektöre çeki-düzen gelecek ve artık işitme engelliler işitme cihazı ile barışacak.” İşitme sektöründe yaygın olan kayıtdışı firmalara dikkat çeken Mahfuz Ağaç, vatandaşların daha sonra mağdur olmaları için faturalı ve seri numaralı işitme cihazlarını tercih etmelerini ve cihazı satın almadan önce mutlaka ruhsatlı bir işitme merkezinde test yaptırmalarını, test sonucuna göre cihaz almalarını önerdi. Öte yandan, Mahfuz Ağaç, yönetmelik ile 4 yaş altındaki çocuklara yönelik işitme cihazı satışında önlem alınmasının oldukça önemli olduğunu vurguladı. “Çünkü küçük çocuk derdini anlatamıyor, mağdur ediliyordu” diyen Ağaç, şöyle devam etti: “Artık dileyen küçük çocuklara işitme cihazı satamayacak. Bunun için Bakanlığın belirlediği özel şartları yerine getirmeleri gerekiyor.” YÖNETMELİK NE GETİRİYOR? Bu arada, ilk kez 3 Aralık 2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikte, 2 yıl içerisinde bazı değişiklikler yapıldı. Yönetmeliğin son şeklinin 3 Aralık 2010’da yürürlüğe girmesi bekleniyor. * EN AZ 4 YIL deneyimli şahıslara RUHSAT İMKANI Yönetmeliğe göre, 4 yıldır işitme sektöründe hizmet veren şahıslara,Sağlık bakanlığının belirleyeceği herhangi bir üniversitenin düzenleyeceği eğitim programlarına katılmaları sağlanacak,akabinde yapılacak sınavda başarılı olmaları halinde ruhsatlı işitme merkezi açma imkanı tanınıyor. *HER MERKEZ 4 YAŞIN ALTINDAKİ ÇOCUKLARA CİHAZ SATAMAYACAK Yönetmelik, çocuklar için de ayrı bir prosedürü uygulamaya sokuyor. Nitekim, yönetmeliğe göre 48 aydan küçük çocuklara işitme cihazı satmak için özel şartlar gerekiyor. Buna göre, her merkez, 4 yaşın altındaki çocuğa artık kolayca cihaz satamayacak. Bu yaş grubundaki çocuklara satış yapabilmek için Bakanlığın yönetmelik ile belirlediği bazı özel cihazları bulundurmak gerekiyor. Sadece bu cihazları alan firmalar, 4 yaş altı çocuklara işitme cihazı satabilecek. * ÇOCUKLARA CİHAZ İÇİN YÜZDE 50 FAZLA ÖDEME Yönetmeliğe göre, işitme cihazı için çocuklara yetişkinlerden yüzde 50 daha fazla ödeme yapılacak. Ayrıca, SGK kapsamında olmayan 18 yaşındaki tüm çocuklara devlet güvencesi ile işitme cihazı verilecek. Bu arada, yeni yönetmelikte işitme cihazı için SGK’dan yapılan ödemenin tutarı 375 TL’den 420 TL’ye yükseldi Milliyet | 12 Ekim 2010
İşitme cihazları üreticisi EAR Teknik’in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Ağaç, televizyonlarda tele-market usulüyle satılan ses yükseltici cihazların işitme kaybına yol açtığını belirterek uyardı. Ağaç “Sağlık Bakanlığı 3 kez bu firmalara ceza kesmesine rağmen halen satışlar devam ediyor. Cezalar caydırıcı değil” dedi. Ağaç, akustik özelliği olmayan bu cihazları tüketicinin tercih etmemesi gerektiğini belirterek, bu tür cihazları kullananların bir süre sonra kelimeleri anlayamaz hale geldiğini anlattı. Ağaç geçen yıl Türkiye pazarında toplam 135 bin cihaz satıldığını belirterek bu rakamın Almanya’da 650 binler seviyesinde olduğunu söyledi. Türkiye’de 3 milyona yakın işitme sorunu olan insan bulunduğunu da anlatan Ağaç, işitme cihazında halen SGK’nın 500 liralık bölümünü karşıladığını, bu rakamın çocuklarda 750 liraya çıktığını da belirtti. İşitme kaybını ‘gelecek neslin hastalığı’ olarak tanımlayan Ağaç, 2000-2025 arasını kapsayan bir araştırmaya göre gürültünün etkisindeki 100 milyon insanın işitme engelli hale geleceğini de söyledi. Ağaç ayrıca yerli üretimin yanında yerli ürün tüketiminin de desteklenmesi gerektiğini belirterek “Birçok ülke öncelikle kendi ürettikleri ürünlerin satılması için çalışıyor. Firmaların kendi ülkesinde büyümelerine izin verilmeli” dedi. Yerli ürün kullanımının önemine dikkat çeken Ağaç “Özgürlük ve güç ancak yerli üretim ve tüketimle mümkündür” dedi. KAYNAK:https://www.star.com.tr/ekonomi/isitme-cihazi-yerine-yukseltici-satiyorlar-haber-787562/
Mehmet Emin Ağaç: Yerli üretilen ürünün tüketimi teşvik edilmediğinden, bu da ithal ürüne karşı şansı azaltıyor Türkiye’de işitme cihazı üreten Ear Teknik’in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Ağaç, ülkemizde üretim yapan birçok yerli firmanın dünya standartlarında hatta daha kaliteli üretim yaptığını ancak piyasada “İthal ürüne olan rağbet yerli ürünün gelişmesinin önünde engel teşkil ettiğini belirterek, “Bazı kesimlerin hala ithal ürün kompleksi bulunmaktadır” dedi. “Dünyanın en küçük ve en fonksiyonlu işitme cihazını ürettik, sektör devleri ürünümüzü taklit etti, ama kendi halkımıza anlatmakta güçlük çekiyoruz, devletin desteği şart. 10 yıl içinde dünyanın ilk 10 ülkesi içine girmek için üretmek yetmez satmak da lazım. Peki ne yapmak lazım. Örneğin; Devlet kurumlarında bilimsel kontrol merkezleri oluşturulmalı. Bu merkezlerin desteği ile ithal marka kompleksine son vermeliyiz.Bu konuda halkı bilinçlendirici kamu spotları da hazırlanabilir” diye konuştu. HER ÜLKE KENDİ ÜRETİCİSİNİ KORUYOR Ülkemizde sanayinin gelişmesi için öncelikle dünya çapında markalarımızın olması gerektiğine dikkat çeken Mehmet Emin Ağaç, “Türkiye’de üretilen cihazların satılması için halkın bilinçlendirilmesine yönelik ne kadar çalışılıyor? bunu düşünmeliyiz. Dünyada bütün küçük firmalar önce kendi ülkelerinde büyümüş, sonra dünya markası olmuştur. Avrupa ve Japonya başta olmak üzere birçok ülke öncelikle kendi ürettikleri ürünlerin satılması için çalışıyorlar. Ülkemizde de Türk firmalarının kendi ülkesinde büyümelerine fırsat verilmelidir. Yerli üretimin, yatırımların geliştirilmesi için destekler var, önemli teşvikler veriliyor. Bu teşvikler tüketim için de olmalı. Yoksa Türk firmaları ülkelerinde büyük destek gören rakipleri karşısında haksız rekabetle karşılaşıyor, zorlanıyor” dedi. KAYNAK:https://www.milliyet.com.tr/son-dakika-haberleri/
Almanya’dan Çin’e kadar olan bölgenin tek işitme cihazı üreticisi olan yüzde 100 Türk firması Ear Teknik’in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Ağaç, Türkiye’de sanayinin gelişmesi için yerli üretimin desteklenmesinin önemli olduğunu ancak yetersiz kalındığını belirtti. Almanya’dan Çin’e kadar olan bölgenin tek işitme cihazı üreticisi olan yüzde 100 Türk firması Ear Teknik’in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Ağaç, Türkiye’de sanayinin gelişmesi için yerli üretimin desteklenmesinin önemli olduğunu ancak yetersiz kalındığını belirtti. İşitme cihazında yerli markaların kullanılması gerektiğinin altını çizen Ağaç, yerli tüketimin Türk markalarının satışının desteklenmesi konusunda en önemli şart olduğunu kaydetti.
Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, “Yeni tebliğ ile birlikte işitme cihazlarının standartları ile cihazlara yapılan ödeme oranları yükseldi. 2-3 yıl öncesine kadar piyasada Avrupa’nın yasakladığı cihazlar satılıyordu. Bugün, AB standartlarının üzerinde cihazlar var” dedi. Mahfuz Ağaç, “Sektör denetime girdi. Vatandaşın memnuniyeti yükseldi. Bunun sonucu, sadece ileri derecede değil, orta ve hafif derecede işitme kaybı olanlar da işitme cihazı kullanmaya başladı. Satışlar da son 2 yılda yüzde 30 arttı” dedi. Sağlık Bakanlığı, SGK ve sektördeki sivil toplum örgütlerinin son yıllara yaptığı çalışmalar, işitme sektörünün hızla büyümesini sağlarken, toplumda işitme cihazı kullanım bilinci de artıyor… Türkiye’nin perakende işitme sektörünün lider firması Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, “Geçtiğimiz yıllarda ülkemizde genelde ileri derecede işitme kaybı olanlar işitme cihazı kullanırdı…Sağlık Bakanlığı, SGK ve sektörümüzdeki örgüt ve derneklerin güzel çalışmaları meyvelerini verdi. Artık orta derecede hatta hafif derecede işitme kaybı olanlar da işitme cihazı kullanmaya başladı” dedi. İŞTME CİHAZI SATIŞLARI YÜZDE 30 ARTTI İşitme cihazı standartlarını belirleyen yeni tebliğ ile birlikte 30 desibel işitme kaybı olanlara da işitme cihazı ödemesi yapıldığını hatırlatan Mahfuz Ağaç, ”250 lira iken, yetişkinlerde 550, çocuklarda ise 900 liraya kadar çıkan ödemeler de işitme kullanımının artmasını sağladı. 2 yıl önce yılda 100 bin adet civarında işitme cihazı satılıyordu. Bugün bu sayı 130 bin adet civarında…Satışlarda yüzde 30 civarında artış oldu” diye konuştu. Bu durumun sosyal yaşam açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Ağaç, erken yaşlarda işitme cihazı kullananların hayata katılabildiğini, işlerindeki verimin arttığını kaydetti. Kaynak: /haberler/kulak-cinlamasi-sektor-yaratti
a göre işitme cihazını tekrar uyarlanma imkanı -Cihazın sahip olduğu özelliklere göre kişisel memnuniyetin artırılmasına katkı sunmaktadır. 8. Neden dijital işitme cihazlarından bu kadar çok bahsediliyor? Bunların asıl farkları nelerdir? 2012 yılı sonuna kadar ülkemizde Analog ve Trimerli işitme cihazları satılabiliyordu. Son sağlık uygulama tebliği ile bu iki tip işitme cihazı ödemesi kaldırıldığı için ülkemizde genellikle satılmamaktadır. SGK sadece belli özelliklere sahip programlanabilir dijital işitme cihazı ödemesi yapmaktadır. Programlanabilir, dijital işitme cihazlarının avantajları; -Bilgisayar ortamındaki özel yazılımlarla işitme cihazının işitme kaybına göre ayarlanabilmesi, -Zamanla değişen işitme kaybına göre işitme cihazının tekrar uyarlanabilme imkanı -Cihazın sahip olduğu özelliklere göre kişisel memnuniyetin artırılması 9. Her insanda işitme kaybı oluşur mu? Herhangi bir hastalık yoksa genelde işitme problemi yaşanmaz ama yaşlılığa bağlı olarak her organımız yaşlandığı gibi kulaklarımızda yaşlanmaya bağlı olarak hafif derecede de olsa işitme kaybı problemi olacaktır. 10. Duyma problemim var mı? 0-14 yaş aralığında sesleri en iyi seviyede duyarız. Zamanla herkes belli sebeplere bağlı olarak işitme problemi yaşayabilmektedir. Herhangi bir işitme merkezi veya hastaneden işitme testinizi yaptırarak bunu öğrenebilirsiniz. 11. İşitme cihazları kulağıma zarar verir mi? İşitme cihazının faydalarını saymakla bitiremeyiz ama işitme kaybına uygun olmayan işitme cihazı kullanılması halinde kulağınıza zarar verecektir. Uygun olmayan cihazlar ve özellikle TV ve İnternet ortamında, işitme cihazı adı altında satılan ses yükselticileri kesinlikle kulağa zarar verecektir. Bu ürünlerin, işitme kaybının telafisine yönelik kullanılması kesinlikle yasaktır. Sağlık bakanlığınca ruhsatlandırılmış, işitme merkezlerinden almış olduğunuz medikal ürün olan işitme cihazları doğru uyarlanması halinde hiç bir şekilde size zarar vermeyeceği gibi bir yan etkisi de yoktur. 13. İşitme cihazı ömür boyu mu kullanılır? İşitme kaybının günümüzde henüz çözümü yoktur ve uzun zamandır bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Kalıcı bir işitme kaybınız varsa, işitme cihazını sürekli kullanmak durumundasınız. 14. İşitme cihazına ne kadar sürede alışabilirim? İşitme cihazı elektronik- akustik- protez bir cihaz olduğu için sabırla kullanarak alışmaya çalışmalısınız. Alacağınız işitme cihazı ile birlikte size kullanım kılavuzu verilecektir. Bu kullanım kılavuzuna uygun hareket etmeniz halinde, iki ay içerisinde işitme cihazınıza alışırsınız. Lütfen kullanım talimatlarına uyunuz. 15. Farklı işitme teknolojileri var, işitme cihazı alırken nelere dikkat etmeliyim? Başta güvenebileceğiniz bir işitme merkezi araştırınız. İşitme merkezinin yetkinliğini kontrol ediniz ve mutlaka 2-3 işitme merkezine gidip detaylı bilgi alınız. Ülkemizde sağlık bakanlığınca ruhsatlandırılmış işitme merkezlerinde satılan ürünlerin çoğu kalitelidir. Önemli olan size uygun cihazın verilmesi, uyarlamasının doğru yapılması, teknik servis hizmetlerinin ekonomik ve hızlı olmasıdır. Ürün markasından ziyade hizmet aldığınız kuruluşu araştırınız. Ayrıca 24 Eylül 2011 tarihli ve 28064 numaralı resmi gazete ile işitme cihazları satış ve uygulama merkezleri kayıt altına alınmıştır. Bu yönetmelikle işitme cihazları satış ve uygulama merkezleri standartları belirlenmiştir.
Seviyeye Göre İşitme Sorunları İşitme kaybının durumuna göre farklı sorunları vardır. Az duyan kişinin özetle sıkıntıları aşağıda sıralanmıştır. · 26-40 dB çok hafif derece işitme kaybı: Kısık sesli konuşmalarda sıkıntı çekerler. Yakın mesafeden daha iyi duyarlar. · 41-55 dB hafif derece işitme kaybı Başkasıyla konuşurken anlama sorunu yaşarlar ve zamanla konuşma bozukluğu başlar, kelimeleri düzgün telaffuz edemezler. Zamanla dil yetenekleri ve kelime hazineleri zayıflar. · 56-70 dB orta derecede işitme kaybı Seslerin anlaşılabilmesi için ses şiddetinin yüksek olması gerekiyor. · 71-90 dB ileri derecede işitme kaybı Sesleri pek tanımazlar. Kelimeleri pek fark etmezler. Ancak yüksek sesleri duyarlar. Çevreden gelen sesleri ayırmakta sorun yaşarlar. · 91 dB ve üstü çok ileri derecede işitme kaybı Algılama sorunları yüksektir. Kelimeleri anlamakta sorun yaşar ve dil öğrenme yetenekleri zayıftır.
Sağlık Bakanlığı, SGK ve sektördeki sivil toplum örgütlerinin son yıllara yaptığı çalışmalar, işitme sektörünün hızla büyümesini sağlarken, toplumda işitme cihazı kullanım bilincini de artırdı. Sektördeki gelişmeleri değerlendiren Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, “Geçtiğimiz yıllarda ülkemizde genelde ileri derecede işitme kaybı olanlar işitme cihazı kullanırdı. sağlık bakanlığı, SGK ve sektörümüzdeki örgüt ve derneklerin güzel çalışmaları meyvelerini verdi. Artık orta derecede hatta hafif derecede işitme kaybı olanlar da işitme cihazı kullanmaya başladı” dedi. İŞİTME CİHAZI SATIŞLARI YÜZDE 30 ARTTI İşitme cihazı standartlarını belirleyen yeni tebliğ ile birlikte 30 desibel işitme kaybı olanlara da işitme cihazı ödemesi yapıldığını hatırlatan Mahfuz Ağaç, ”250 lira iken, yetişkinlerde 550, çocuklarda ise 900 liraya kadar çıkan ödemeler de işitme kullanımının artmasını sağladı. 2 yıl önce yılda 100 bin adet civarında işitme cihazı satılıyordu. Bugün bu sayı 130 bin adet civarında…Satışlarda yüzde 30 civarında artış oldu” diye konuştu. Bu durumun sosyal yaşam açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Ağaç, erken yaşlarda işitme cihazı kullananların hayata katılabildiğini, işlerindeki verimin arttığını kaydetti. CİHAZ KALİTESİ, AB STANDARTLARINININ ÜZERİNDE Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, Sağlık Bakanlığı, SGK ve Sivil toplum örgütlerinin çalışmalarıyla belirlenen standartlar çerçevesinde, bugün ülkemizde kalite açısından AB standartlarında hatta üzerinde işitme cihazlarının satıldığını ifade ederek, şunları söyledi: “2-3 yıl önce Avrupa’da yasaklanan, çöpe atılan cihazlar ülkemizde işitme cihazı diye satılıyordu. Vatandaş mağdur ediliyordu. İnsanlar kullanamadığı için bu cihazlar, çekmecelerinde duruyordu… Şimdi tam tersi oldu. En kaliteli cihazlar artık ülkemizde… “ KAYNAK: https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/isitme-cihazi-sektorunde-hizli-buyume-23048205
İşitme Cihazı Tavsiye Edilecek Yerlerİşitme cihazı almadan önce +28 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin her yerinde şubesi bulunan Si-Ser işitme merkezlerine uğramanızı tavsiye ederiz. İşitme cihazı alacağınız firmanın satış sonrasında size her konuda destek olacak kurumsallığa sahip olmasına özellikle dikkat ediniz. Si-Ser İşitme merkezleri Türkiye’de en fazla tercih edilen en fazla tavsiye edilen işitme cihazları firmasıdır. Size en yakın Si-Ser İşitme Merkezine bağlantıdaki haritadan ulaşabilirsiniz. https://siser.com.tr/subelerimiz
Sağlık Bakanlığı-SGK-sektör el ele verdi, işitme cihazı piyasası hareketlendi Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, son yıllarda Sağlık Bakanlığı, SGK ve sektördeki sivil örgütlerin ortaklaşa yoğun çalışmaları sonucu, ülkemizde işitme cihazı sektörünün hızla büyüdüğünü kaydetti. 3 YIL ÖNCE AVRUPA’NIN ÇÖPE ATTIĞI CİHAZLAR VARDI Mahfuz Ağaç, “Yeni tebliğ ile birlikte işitme cihazlarının standartları ile cihazlara yapılan ödeme oranları yükseldi. 2-3 yıl öncesine kadar piyasada Avrupa’nın yasakladığı cihazlar satılıyordu. Bugün, AB standartlarının üzerinde cihazlar var” dedi. Mahfuz Ağaç, “Sektör denetime girdi. Vatandaşın memnuniyeti yükseldi. Bunun sonucu, sadece ileri derecede değil, orta ve hafif derecede işitme kaybı olanlar da işitme cihazı kullanmaya başladı. Satışlar da son 2 yılda yüzde 30 arttı” dedi. Sağlık Bakanlığı, SGK ve sektördeki sivil toplum örgütlerinin son yıllara yaptığı çalışmalar, işitme sektörünün hızla büyümesini sağlarken, toplumda işitme cihazı kullanım bilinci de artıyor. Türkiye’nin perakende işitme sektörünün lider firması Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, “Geçtiğimiz yıllarda ülkemizde genelde ileri derecede işitme kaybı olanlar işitme cihazı kullanırdı…Sağlık Bakanlığı, SGK ve sektörümüzdeki örgüt ve derneklerin güzel çalışmaları meyvelerini verdi. Artık orta derecede hatta hafif derecede işitme kaybı olanlar da işitme cihazı kullanmaya başladı…”dedi. İŞİTME CİHAZI SATIŞLARI YÜZDE 30 ARTTI İşitme cihazı standartlarını belirleyen yeni tebliğ ile birlikte 30 desibel işitme kaybı olanlara da işitme cihazı ödemesi yapıldığını hatırlatan Mahfuz Ağaç, ”250 lira iken, yetişkinlerde 550, çocuklarda ise 900 liraya kadar çıkan ödemeler de işitme kullanımının artmasını sağladı. 2 yıl önce yılda 100 bin adet civarında işitme cihazı satılıyordu. Bugün bu sayı 130 bin adet civarında! Satışlarda yüzde 30 civarında artış oldu” diye konuştu. Bu durumun sosyal yaşam açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Ağaç, erken yaşlarda işitme cihazı kullananların hayata katılabildiğini, işlerindeki verimin arttığını kaydetti. CİHAZ KALİTESİ, AB STANDARTLARINININ ÜZERİNDE Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, Sağlık Bakanlığı, SGK ve Sivil toplum örgütlerinin çalışmalarıyla belirlenen standartlar çerçevesinde, bugün ülkemizde kalite açısından AB standartlarında hatta üzerinde işitme cihazlarının satıldığını ifade ederek, şunları söyledi: “2-3 yıl önce Avrupa’da yasaklanan, çöpe atılan cihazlar ülkemizde işitme cihazı diye satılıyordu. Vatandaş mağdur ediliyordu. İnsanlar kullanamadığı için bu cihazlar, çekmecelerinde duruyordu… Şimdi tam tersi oldu. En kaliteli cihazlar artık ülkemizde… “ Mahfuz Ağaç, son yıllarda sektörde yaşanan gelişmeleri şöyle özetledi: MEMNUNİYET ORANI ÇOK YÜKSEK 1-Toplumda işitme cihazı kullanım bilinç arttı. İşitme cihazına karşı bakışlar pozitif. 2-İşitme cihazı satan firmaların işitme cihazlarına ve hastalarına karşı yaklaşımları olumlu yönde değişti. 3-İşitme sektörü, artık sektör olarak biliniyor, tanınıyor. 4-SGK’nın işitme cihazına yaptığı ödeme rakamları arttı, bu da sektörü büyüttü. 5-AB standartlarında hatta üzerinde cihazların satılması, kullanıcıların memnuniyet oranını yüzde 90’ların üzerine çıkardı. Bu oran geçtiğimiz yıllarda yüzde 50-40’ların altında bulunuyordu. 6- Sağlık Bakanlığı’nın, sektöre yönelik çok ciddi çalışmaları var. Doğumdan itibaren bebeklerde işitme testleri yapılıyor ve gerekli görüldüğünde işitme cihazı veriliyor. Ayrıca önümüzdeki eğitim-öğretim yılında ilköğretim okullarında da işitme testlerinin yapılacağı belirtiliyor. KAYNAK:https://www.haberturk.com/saglik/haber/836252-isitme-cihazlarinda-kalite-yukseldi
Trafikteki korna sesleri, işyerlerinde ve eğlence mekânlarında uzun süre yüksek sese maruz kalma, yüksek sesle müzik dinleme gibi çok sayıda faktör işitme kaybına neden oluyor. Ülkemizde 4 milyona yakın insan işitme kaybı yaşıyor; buna karşın 120 bine yakın kişi işitme cihazı kullanıyor. İnternet üzerinden, televizyon reklamlarından satışı yapılan “ses yükselticileri”ne itibar edilmemesi gerektiği, işitme cihazlarının mutlaka hekim kontrolünde alınması gerektiği vurgulanıyor. Günümüzde artık çok küçük ve görünmeyen işitme cihazları üretildiğine dikkat çekilirken, “dilsizliğin tarihe karışacağı” vurgulanıyor. Sektörün en önemli sorununun eleman ihtiyacı olduğunu söyleyen işitme cihazı firmaları, “Yeni mağazalarda çalıştırılacak yeterli oranda akustiker ve odyolog yok. Bir an önce acil çözümler üretilmeli” diyorlar. Tüm dünyada 300 milyona yakın işitme engelli insan bulunuyor, yılda 9 milyon kişiye işitme cihazı satılıyor. 22 Haziran 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Sağlık Uygulama Tebliği (SUT)” ile işitme sektöründe önemli gelişmeler yaşandı. Yeni tebliğ ile katkı payları yetişkinler için 550 liraya, çocuklar için ise 990 liraya kadar çıkarıldı. Buna karşın hastalar, yapılan iyileştirmelerin yeterli olmadığını söylüyor. İşitme Cihazları İthalatçıları ve Üreticileri Derneği (İŞİTDER) Başkanı Mahfuz Ağaç, Türkiye’de her yıl 1 milyon 300 bin kadar bebeğin dünyaya geldiğini, bebeklerin yüzde 3’ünde (yaklaşık 4 bin) işitme engeli olduğunu belirterek “Sağlık Bakanlığı, yenidoğan işitme tarama projesi ile işitme engelli olarak doğan bebeklere erken tanı konulabiliyor. Erken teşhis sayesinde bebekler erken yaşta işitme cihazı kullanma şansını buluyor” diyor. “Hastanelere Yenidoğan İşitme Tarama Cihazı kurulma şartı ile dilsizlik de tarihe karışacak” diyen Ağaç, işitme engeli olan çoçukların cihazlandırılması için ilk 6 ayın çok önemli olduğunu da dile getiriyor. Artık daha rahat duyulacak Yeni tebliğin, istenilen düzeyde olmazsa da daha kaliteli işitme cihazlarının kullanılmasının yolunu açtığını ve yurttaşların mağduriyetinin azalacağını söyleyen Mahfuz Ağaç, “Bu da işitme engelli yurttaşların ortalama 1500-3 bin lira arasında değişen kaliteli işitme cihazlarını alma şansını artırdı. İşitme engelli yurttaş artık daha rahat duyacak, hayatını daha rahat idame ettirecek, sosyal hayata katılabilecek. Devlete yük olması ortadan kalkacak” dedi. KAYNAK:https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/isitme-kaybina-dikkat-411676
Ear Teknik, dünyadaki 7 işitme cihazı üreticisinden biri oldu.
Sakin ortamda işitme cihazını kullanmaya başlayınız Tecrübe toplayınız İşitme cihazınıza güveniniz İşitme cihazınızı kullanırken,kullanma süresini peryodik olarak artırınız. İşitme cihazınız vücudunuzun bir parçası olmalıdır. Evrende değişik gürültüler bulunmaktadır bunlara alışmalıyız. Konuşmalara aktif katılın Kamusal alanlarda akustik olarak rahat edebileceğiniz yerde oturunuz TV, Radyo dinleyiniz Telefonla bol bol konuşun İki kulağınızı kullanın Eğer kulak arkası işitme cihazını kullanıyorsanız kalıpsız kullanmayın Kalıbınız rahat değilse değiştiriniz İşitme cihazınızın ayarına dikkat ediniz. Sürekli kontrol altında kalınız. En iyi işitme cihazı,maksimum randıman aldığınız işitme cihazıdır.
Medikal tedavinin bittiği noktadan itibaren işitme cihazı kullanılır. Ancak işitme cihazı kullanıldığında, bazı kurallara dikkat etmek gerekir. Bünyeden bünyeye değişmekle birlikte, ilk defa işitme cihazı kullanan hastalar; 1.hafta, günde 2 saat sakin ortamda 2.hafta, günde 4 saat sakin ortamda 3.hafta, günde 8 saat sakin ortamda 4.hafta günde, 12 saat; 8 saati sakin ortamda 4 saati dışarıda 5.hafta tam gün serbest. Genelde işitme cihazına alışma dönemi 8 ila 12 hafta sürmektedir. Bu dönemde önemli olan dışardan gelen seslere alışmak, seslere intibak etmek ve yönlerini belirlemektir. Bu müddetin bitiminden sonra kelimelerin algılanması ve gelen seslere alışma dönemi başlar. İşitme Cihazı takıldıktan sonra genelde 3-10 dB arasında iyileşme görünür. İşitme Cihazı takan hastalar, mutlaka işitme cihazlarını tam gün kullanmalı. Kesinlikle ara sıra kullanmaktan kaçınmalıdırlar. Çünkü arada bir işitme cihazı kullanan insanlar, yeterince işitme cihazından fayda görmez ve işitme kayıpları devam eder. Halk arasında yaygın olan ‘işitme cihazı bağımlılık yapar’ veya ‘kaybı artırır’ sözünde hiçbir doğruluk payı yoktur. Bugün dünyada milyonlarca insan işitme cihaz kullanmakta ve bundan faydalanmaktadır. Tavsiyeler Sakin ortamda işitme cihazını kullanmaya başlayınız. Tecrübe toplayınız. İşitme cihazınıza güveniniz. İşitme cihazınızı kullanırken, kullanma süresini periyodik olarak artırınız. İşitme cihazınız, vücudunuzun bir parçası olmalıdır. Evrende değişik gürültüler bulunmaktadır, bunlara alışmalıyız. Konuşmalara aktif katılın. Kamusal alanlarda akustik olarak rahat edebileceğiniz yerde oturunuz. TV, Radyo dinleyiniz. Telefonla bol bol konuşunuz. İki kulağınızı kullanın Eğer kulak arkası işitme cihazını kullanıyorsanız, kalıpsız kullanmayın. Kalıbınız rahat değilse yenisi ile değiştiriniz. İşitme cihazınızın uyarlamasına dikkat ediniz. Periyodik olarak işitme merkezinizde kontrollerinizi yaptırınız. En iyi işitme cihazı, maksimum randıman aldığınız işitme cihazıdır. İşitme Cihazına Alışmak Kolay Mıdır? İşitme cihazı kullanıcının kulağına uygun şekilde uygulanıp ayarlanırsa, alışma süreci yalnızca saatler sürecektir. İşitme cihazı kullanıcıları sesleri daha doğal ve normal şekilde duydukları için cihazı kulağından çıkardığında eksik hissetmektedir. Kişinin yaşı ve özelliklerine uygun olarak verilen işitme cihazlarının hem kullanımı hem de bakımı son derece rahat gerçekleşmektedir.
İCAAD Başkanı Mehmet Emin Ağaç, sanayicilerle yaptığı görüşmede ülkemizdeki kalifiye eleman sıkıntısının ancak yeni branş liselerinin açılması ile mümkün olacağını şu sözleriyle belirtti: “Farklı yazılım alanları, sanayi teknikerliği, mekatronik, dizayn, akustikerlik, odyoloji, tıbbi sekreterlik , kimya, kamu sağlığı mobilya , boya, ayakkabı, tekstil, inşaat, , vb. alanlarda teknikerlere yoğun ihtiyaç var.” Meslek liselerine yönelik çözümü 3 aşamalı bir yol haritası ile açıklayan Mehmet Emin Ağaç: “Böylece liselerden mezun olan gençlerin yaklaşık yüzde 70’i hayata atılmış olacak. Üniversite kapılarında yığılma ortadan kalkacak, birçok sektör de aradığı kalifiye elemana kavuşmuş olacak.” dedi. Son yıllarda hızla büyüyen işitme sektörünün ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanları yetiştirmek amacıyla 2010 yılında kurulan İşitme Cihazları Akustik Akademi Derneği (İCAAD) BaşkanıMehmet Emin Ağaç, ülkemizde meslek liselerine ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ağaç; meslek okullarında öğretim sisteminin ihtiyaçlara ve yeni koşullara uygun olarak yeniden yapılandırılmasına ve yeni branş bölümlerine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti ve “İlköğretim okullarında yeteneklerin keşfi için Mutlaka farklı ve yeni bir birim açılmalıdır. Çocukların yetenekleri keşfedilmelidir” dedi. İLKÖĞRETİMDEN BAŞLAYARAK YETENEK BÖLÜMLERİ AÇILMALI Ülkemizde çocukların yeteneklerin keşfedilmesine yönelik yol haritasını 3 aşamalı bir süreç olarak açıklayan Mehmet Emin Ağaç’ın önerileri şöyle: 1- Öncelikle hazırlık ve yapılandırma süreci olmalı. Farklı Materyal, aletler ve çeşitli atölyeler, laboratuvarlar vb öğrencilere tanıtılmalı ve işlevleri hakkında bilgi verilmelidir. 2-İlköğretimin ilk senelerinde yetenekler keşfedilmelidir. İlköğretimin 2. evresinde belirlenen yeteneğe göre branşlar seçilmelidir. 3- Mevcut meslek liselerinde yeni branş bölümleri ya da yeni branş liseleri açılmalıdır. Bunun yanı sıra, M. Emin Ağaç şu noktaları da ekledi: – Meslek Liselerinden mezun olanlar ise tekniker unvanını almalıdır. – Branşlara göre öğrenciler sanayi kuruluşlarında staja tabi tutulmalıdır. Bu süre 6 aydan az olmamalıdır. – Devlet stajyer kabul eden sanayi kuruluşlarını gerekli olan desteği sunmalıdır. – Verilen destek stajyerin sanayi kurumuna yüklemiş olduğu yükten fazla olmalıdır. – Stajın bitiminden sonra stajyere sanayi kuruluşu tarafından sertifika verilmelidir. Sonuç olarak, öğrenciler yeteneklerine göre meslek liselerine yönlendirilmelidir. Bu kapsamda, çağdaş mesleki eğitim vererek başarılı olan ülkelerin tecrübelerinden istifade edilmelidir. 3 aşamalı olarak açıkladığı yol haritasının gerçekleşmesi halinde Liselerden mezun olanların ortalama yüzde 70’inin hayata atılmış olacağını ifade eden Mehmet Emin Ağaç: “Çalışan sayısının çoğalması ile devletin geliri de artacaktır. Ayrıca üniversitelerin önünde yığılmalar da önlenmiş olur. Kariyer yapmak isteyenlere ise kendi mesleki alanındaki fakültelere ve yüksek okullara giriş kolaylığı sağlanmalıdır.” Eğitim stratejisinin yenilenmesine ihtiyaç olduğuna değinen Mehmet Emin Ağaç, “Sanayici kalifiye eleman bulamıyor, yatırım için gelen yabancılar da ilk olarak “Kalifiye eleman var mı?” diye soruyor” dedi. İCAAD Başkanı Mehmet Emin Ağaç, dünyada ve ülkemizde ihtiyaç duyulan yeni branş bölümlerine ilişkin olarak da şunları söyledi: “Meslek liseleri desteklenmeli ve branş olarak genişletilmelidir. Mevcut bölümlerin yanı sıra yeni bölümler de açılmalıdır. Farklı yazılım alanları, sanayi teknikerliği, mekatronik, dizayn, akustikerlik-odyoloji, tıbbi sekreterlik , sanayi kalıpçılığı, kimya, kamu sağlığı,gıda, ahçılık,inşaat teknikerliği, mobilya , boya, ayakkabı, tekstil, inşaat, vb. alanlarda teknikerlere yoğun ihtiyaç var. İşsizliği azaltmanın yolu kalifiye elemandan geçiyor.” “Aramızda yaşayan binlerce kaşif var, onları ortaya çıkarmak da eğitim sistemimize düşüyor” diyen Mehmet Emin Ağaç; şöyle devam etti: “ Mesela, Bill Gates Türkiye’de doğmuş olsaydı, bugün belki Windows diye bir program olmayacaktı, Einstein Türkiye’de doğmuş olsaydı belki Einstein’ın teorilerini kimse tanımamış olacaktı. Mimar Sinan da Etiyopya’da doğmuş olsaydı tarihe ismini yazdıran Mimar Sinan diye bir mimar olmayacaktı.”
Yeni Sağlık Uygulama Tebliği ile “Hastanelere Yenidoğan İşitme Tarama Cihazı kurulma şartı” getirildiğine dikkat çeken Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, ”Ülkemizde dilsizlik artık tarihe karışacak” dedi. HER YIL 4 BİN ENGELLİ BEBEK DOĞUYOR Yeni uygulama sayesinde işitme engelli olarak doğan bebeklere erken tanı konulabileceğini ifade eden Mahfuz Ağaç ,”Erken teşhis sayesinde bebekler erken yaşta işitme cihazı kullanma şansına kavuşacak. Duyan çocuk da konuşabilecek. Çünkü Halka arasında lal olarak nitelenen kişiler duyamadıkları için konuşamıyor” dedi. Resmi Gazete’de yayımlanarak Yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına dair Tebliğ (SUT)” ile işitme sektöründe önemli gelişmeler yaşanıyor. Yeni tebliği değerlendiren Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç, yönetmelik ile “Hastanelere Yenidoğan İşitme Tarama Cihazı kurulma şartı” getirildiğine dikkat çekerek,”Ülkemizde dilsizlik artık tarihe karışacak” ifadesini kullandı. Mahfuz Ağaç, şöyle devam etti: “Çünkü duyan çocuk konuşabilecek. Halk arasında lal olarak nitelenen kişiler duyamadıkları için konuşamıyor. İşitme engeli olan çoçukların cihazlandırılması için ilk 6 ay çok önemli. Erken teşhis ile çocukların rahat duyması sağlanacak ve dilsizlik sorunu da ortadan kalkmış olacak.” İŞİTME CİHAZLARINDA KATKI PAYI ARTIRILDI Bu arada, Yeni tebliğ ile işitme cihazı katkı payları da artırıldı. İşitme cihazı alan vatandaşlara, SGK tarafından ödenen katkı payı, yetişkinler için 550 Liraya, çocuklar için ise 990 Liraya kadar çıktı…2008 yılından bu yana ödenen katkı payı 300-400 lira arasında bulunuyordu. Böylece, katkı payı yetişkinler için yüzde 83, çocuklar için de yüzde 230’lara varan oranlarda artırılmış oldu. HER YIL 4 BİN ENGELLİ BEBEK DOĞUYOR Yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de her yıl 1 milyon 300 bin civarında bebek doğduğunu, bebeklerin yüzde 3’ünde (yaklaşık 4 bin) ise işitme engeli bulunduğuna dikkat çeken Mahfuz Ağaç, “Sağlık Bakanlığı, yenidoğan işitme tarama projesi ile işitme engelli olarak doğan bebeklere erken tanı konulabiliyor. Erken teşhis sayesinde bebekler erken yaşta işitme cihazı kullanma şansını buluyor. Ayrıca çocuklar için 990 liraya kadar yükseltilen katkı payı ile aileler çocuklarına daha kaliteli cihaz alabilecek, çocuklar daha rahat duyabilecek. Erken yaşta İşitme cihazı kullanan bebekler topluma kazandırılmış olacak” diye konuştu. İŞİTME ENGELLİ VATANDAŞ ARTIK DAHA RAHAT DUYABİLECEK Mahfuz Ağaç, yeni tebliğin, istenilen düzeyde olmazsa da daha kaliteli işitme cihazlarının kullanılmasının yolunu açtığını ve vatandaşların mağduriyetinin azalacağını söyledi. Sağlık Bakanlığı tarafından 24 Eylül 2011 tarihinde çıkarılan yönetmeliği de anımsatan Ağaç, “2011’deki yönetmelik ile sektör disiplin altına alındı. Yeni çıkan tebliğ ile de devletin ödediği katkı payları artırıldı. Bu da işitme engelli vatandaşların ortalama 1.500-3.000 Lira arasında değişen kaliteli işitme cihazlarını alma şansını artırdı. İşitme engelli vatandaş artık daha rahat duyacak. Kendi hayatını daha rahat idame ettirecek. Sosyal hayata katılabilecek. Devlete yük olması ortadan kalkacak” ifadelerini kullandı. DİJİTAL CİHAZLARIN ÖNÜ AÇILDI Yeni Sağlık Uygulama Tebliği ile dijital işitme cihazlarının kullanımının önünün açıldığını da ifade eden Mahfuz Ağaç, “Artık Analog cihazların ödemesi yapılmayacak. Yıl sonuna kadar Trimerli digital işitme cihazlarının ödemesi yapılacak. 2013 başı itibarı ile sadece programlanabilir dijital işitme cihazlarının ödemesi yapılacak ve hastalar daha rahat edecek” şeklinde konuştu. KAYNAK:https://www.haberturk.com/saglik/haber/782394-turkiyede-dilsizlik-tarihe-karisacak
Beykoz Belediyesi tarafından 15 gün aralıklarla düzenlenen “Anında Hizmet Üretimi” kapsamında vatandaşların sağlık taramaları gerçekleştirildi. Beykoz’un sırasıyla tüm mahallerini kapsayan “Anında Hizmet Üretimi” çalışmasıyla gün boyu yağmursuyu kanallarından yolların asfaltlamasına, çevre ve parkların temizlenmesinden ağaçların budanmasına kadar pek çok hizmeti tamamlayan Beykoz Belediyesi ekipleri, mahalleleri kış şartlarına hazır hale getirdi. Çalışmalara Fen İşleri Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü ve Beyaz Masa ekipleri katıldı. Ekipler tarafından karış karış yeniden düzenlenen Yalıköy ve Merkez Mahalleleri’nde, okul ve bahçelerin bitkilendirilmesi, yol kenarlarının temizlenmesi, tüm parkların bakım ve onarım çalışmaları yürütüldü. Sağlık ekiplerinin yapmış olduğu genel sağlık taramasının yanı sıra, Beykoz Belediyesi ve Si-Ser İşitme Merkezleri işbirliğiyle Beykoz sakinlerinin işitme testleri de yapıldı. Konuyla ilgili olarak Si-Ser İşitme Merkezleri Genel Müdürü Mahfuz Ağaç “İşitme kaybı günümüzde yaşanan en yaygın rahatsızlıklardan bir tanesi. Ama halkımız bu konuda bilgili değil. Sosyal sorumluluk kapsamında yapmış olduğumuz bu projede elimizden geldiği kadar halkı bilgilendirmemiz konusunda fırsat tanıdığı için öncelikle Başkanımız Yusuf Çelikbilek’e teşekkürlerimizi sunarız.” dedi.